Tarihçe

Karagümrük Tarihi- Kulübünün İkinci Açılışı

İşte böylece, Karagümrük Spor Kulübü, haksız yere kapatıldıktan sonra, tam 3 sene 11 ay her türlü faaliyetini tadil etmiş bulunuyordu Vefa ile birleştirilmiş gösterilen ve böylece Ku­lüplerinin ismi ortadan kalkmasını bir türlü hazmedemeyen Fatih – Karagümrük çevresinde bulunan kulüp üyeleri, taraftarları 7 sinden 70 şine kadar her ferdi büyük bir üzüntü içinde kıvranıp duruyordu.

Uğradıkları bu haksızlığı belirtmek için, yüksek mer­cilere ve alâkalı makamlara müracaatlardan da geri kalınmıyordu. Herkese baş vuruldu, ne yapıldı ise, bir müsbet netice alınamıyordu. Müteaddit defalar verilen yüzlerce imzalı istidalar sadece Valinin çöp sepetine atılmakla iktifa ediliyordu. Bu arada Ankara’ya, sık sık yapılan müracaatlara da cevap bile ve­rilmemişti.

Yapılan bütün gayret ve hamleler, boş ye­re didinmekten ve üzülmekten başka bir işe yaramı­yordu. Aynı üzüntü içinde, seneler su gibi akıp giderken, kadınlı erkekli Karagümrüklüler, Vefa Kulübüne kar­şı nefret hislerini de açığa vurmuşlardı. Bunu sezen idarecileri güya muhiti kendilerine çekmek ve kulüp­lerine ısındırmak gayesiyle, âza kaydetmek için pro­pagandaya başladılar.

Bir kilo kömür ile iki kilo odun karşılığı, üye kazanmak ve dolayısı ile Karagümrüğü kendilerine çekmek istediler. Fakat bütün bu gayret­leri boşa çıktı. Ancak, her şeyden bihaber bir kaç fa­kir aileyi âza yaparak onlara kömür – odun dağıttı­lar. Sonraları bu da fiyasko verdi.

Her geçen senelerde, daima içlerinde bir boşluk hisseden Karagümrüklüler, kahvelerde – evlerde ve bütün toplumlarda aynı mevzu konuşulmakta idi: Ku­lübün tekrar açılması. İşte bu konuşmaların içinde ben de bulunduğum bir gece, Karagümrükte ki, Dispanserin karşısında, bahçeli kahvede Muzaffer (Mina) Hakkı (Berber ve Sıtkı ile aramızda bu mevzu üzerinde konuşup dert­leşirken, caddeden Fahri Somer geçmekte idi.

Bizleri gördü. Derhal ayağa kalkarak kendisini selâmladık ve bir kahvemizi içmesi için kendisinden ricada bu­lunduk. Muhitin gençleri, kendisini pek sevdiğini bil­diği için arzumuzu yerine getirdi ve yanımıza otur­du. Hoş, beş konuşmadan sonra -Dervişin fikri ne ise zikri de odur- kabilinden, lâf kulübe intikal etti. Bu­rada bir müddet bu mevzu üzerinde konuştuk.

1946 yılı Seçimler arifesinde idik O zamanın ik­tidarı ve onun ileri gelenleri tarafından, Fatih – Karagümrük gençliğine indirilen darbeyi hiç bir zaman unutmuyorduk. Ama ne yapalım. Köprüyü geçene ka­dar…. dayı derler… Bizler denize düşmüş, yılanasarılmışa benziyorduk… O gün Fahri Bey, öncü ar­kadaşlara kulübün tekrar açılması hususunda fikir­ler verdi ve yol gösterdi. Ertesi günü hemen faaliyete geçtik. Evvelâ aldığımız direktifleri büyüklerimize an­latmak üzere, Celâl Odman ve Kemalettin Sev’in ev­lerine giderek bu durumu kendilerine etraflıca zik­rettik.

Derhal aramızda karar vererek o gece Beyceğiz ocağında (Hikmet Onat Beyin evinin altı) toplandık. Müteakip geceler aralıksız çalışmalarımıza devam ederken, İsmail Hakkı özbaşaran, Celâl Odman, Ke­malettin Sev, Tank Örtegen. Naci Dilmen, Mahmut Ali Yüret, Abdullah Gürsoy ve ben toplantılarımıza katıldılar.

Bir gece toplantı halinde iken, kapı açıldı, içeri Mehmet Ayhan girdi. Selâmlaştık, oturdu. Şuradan buradan konuşmalar yaptık. Biz kulüp bahsini kapa­mıştık. Vaka Mehmedi hepimiz arkadaş olarak sever­dik ama, onun Vefalı olduğunu ve İdare Heyetinde çalıştığını biliyorduk. Hüsnüniyetle gelmiş ise bile, biz onun kötü maksatla geldiğine hükmetmiş olmamızın tek sebebi Kulübümüzün tekrar açılması hususunda, gayret ve teşebbüslerimizi, bu uğurda çalışmalarımı­zı, Vefalıların iyi karşılamamaları idi.

Onlar Karagümrük gençliğini nasıl birbirine bağlı olduklarını, eğer kulüplerini tekrar açarlarsa, başlarına belâ ke­sileceklerini pek alâ biliyorlardı. Eh… öyle ise ne yap­malı idi?. Yeniden alevlenen Karagümrük ocağını he­men küllemek lâzımdı…

Vakit geçirmeden bir plân kuran Vefalılar, semtimize yeni gelen ve en çok bizleri tanıyan Mehmed Ayhan’ı içimize soktular. Sözde, Vefalı arkadaş, bizimle beraber Kulübün açılması hu­susunda elden gelen yardımlarını esirgemeyecekmiş, Kendi olduğu gibi, özbeöz Vefalı olan Sudi Beyi (Dr. Albay tekaüdü) ve bir kaç kişi daha bizim idare heye­tine sokarak Karagümrük Kulübünün yükselmesi, parlaması uğrunda çalışacaklarını, o akşam bizlere tekrarlarken, vaziyeti, -hakikate uygun olmasa dahi- bir tertip olarak telâkki etmiştik. Sütten ağzımız yan­dı, yoğurdu üfleyerek yiyeceğimiz için, toplantılarımı­zı o geceden sonra başka yerlerde yaparak, onların ikinci defa kurdukları ağlarının içine düşmekten kur­tulmuştuk…

Muhitte güttüğümüz bu büyük dâvayı, eski Ku­lüp Başkanlarımızdan İsmail Hakkı Özbaşaran ile Ce­lâl Odman üzerlerine aldılar Zamanın nüfuzlu şah­siyetlerinden Ahmet Kara (merhum) ile temasa geç­tiler. İşler yolunda gitmeğe başlamıştı. Her gün ge­len müjdeli havadisler, gençliği ve bütün Karagümrük’lüleri son derece sevindiriyordu. Kulübün açılma müsaadesi bir gün meselesi haline gelmişti. Bütün bu işleri takip etmek vazifesini de Naci Dilmana (mer­hum) verilmişti.

Bizlerde beliren heyecan ve sabırsızlık, son had­dini bulmuştu. O kadar ki, her gece Yenibahçe’de otu­ran Naci Beyi evinde (Sıtkı, Muzaffer (Mina), ben) rahatsız ediyorduk. Zaman oluyordu ki, adamcağızı geç saatlerde bile yatağından kaldırıp, kulüp hakkın­da malûmat alıyor ve sevinçle Yenibahçe, Keçicilerden Karabaş yokuşunu bir solukta çıkarak Karagümrüğe geliyor ve sağa – sola müjdeler veriyorduk.

Hal böyle iken, diğer taraftan Kemalettin Sev, Za­hit İdil ve Nevzat (öğretmen) tarafından hazırlanan âza kayıt fişlerine isimlerini yazdıran Karagümrüklüler, kulübe kaydolmak için adeta birbirleriyle yarış ediyorlardı. Böylece bir iki günde 600’ü geçen bir ra­kam ile kulübe üye yazılıvermişti. Bütün bu hazırlık­lar ikmal edilmiş iken, kulübün açılma müsaadesi gel­di. Bu haber o gün Karagümrükte bir bayram havası yaratmıştı. Herkes memnun gülüyor, eğleniyor, oy­nuyordu.

KULÜBÜN AÇILIŞ TÖRENİ

Formalite icabı (Karagümrük Gençlik Kulübü ve Beden Hareketleri yayma Cemiyeti) namı altında, ikinci defa açılan Karagümrük Spor Kulübü, 1946 yı­lının 14 Temmuzunda gönülleri ferahlatan hafif rüz­gârlı Pazar günü, muazzam bir açılış töreni hazırladı.

Kulübün kapanış müddeti içinde, topa veda eden Karagümrüklü futbolcuların bu mutlu günde Kırmızı-Siyah formayı bir defa daha sırtlarına giymek heyeca­nı ile coştular. Yapacakları maçtan evvel, hafta arası Yavuzun antrenörlüğü ile iki idman yaptılar. Tören günü için Beyoğlu Spor ile maç aldılar. O gün sahaya binlerce Karagümrüklülerin sevinç nidaları ara­sında çıktılar. Evvelâ Kulüpte toplanan muazzam ka­labalık, Sporcularla beraber önde Bando-Mızıka ile sahaya geldiler ve geçtikleri caddede futbolcular halk tarafından adeta, çiçek yağmuruna tutuldular.

Karagümrük : 8 Beyoğluspor: 2

Maçtan evvel Kurbanlar kesildi. Konuşmalar ya­pıldı ve nutuklar söylendi. Resmi geçidi müteakip mü­sabaka oynandı. Takımımızın 8-2 galip geldiği par­lak tören, halkın sevinci ve neşesi ile nihayete erdi. O gün sahaya Karagümrük şu kadro ile çıkmıştı:

Hüsmen, Yavuz, (Beşiktaş) Ahmet Çanakçıgil – Saim, Ömer (Beşiktaş), Cahit Candan – Saim (Trafik Me.) Halit (Bodol), Nazif, İsmail (Ankara D. Spor), Şükrü, (Sabit). Golleri: Nazif 3, Halit 5, Sabit 1, İsmail 1 attılar.

İLK KONGRE… İLK İDARE HEYETİ

Kulübün açılışını müteakip, İsmail Hakkı Özbaşaran, Celâl Odman, Naci Dilman, Tarık Örtegen, Kemalettin Sev, Mahmut Ali Yüret, Abdullah Gür- soy ve Asaf Ayçıl’dan müteşekkil müessisler, Karagümrüğün ilk Kongresini ilân ederek, ilk idare heye­tini seçtiler.

Yapılan Kongrede Başkanlığa, bu Kulübe seneler­ce emek vermiş ve çok sevilmiş olan İ Hakkı Özbaşaran seçildi. İdare heyetine de, yine muhitçe takdir edilmiş ve sevilmiş simalar getirildi. O zevatta şunlar idi: Celâl Odman, Kemalettin Sev, Zahit İdil, Hüsnü Dinçer, Ömer Öge, Nuri Acarçiçek, Doktor Vasil, Rıza, Şevki, İhsan, Feyzi, Nevzat, Bayram, Vangel, Nevres, Haşan ve İdris.

ÇALIŞMA BAŞLIYOR…

İttifakla iş başına gelen yeni İdare Heyeti, hummalı bir çalışma devresine girmişti. Bunun yanı sıra, her Karagümrük’lü üye kendi çapında Kulübe faydalı olmağa çalışıyor, kimi âza, kimi para temin eder­lerken, diğerleri de Fatih Karagümruk çevresinde bulunan istidatlı gençleri, yurda getirmeğe gayret ediyorlardı Az zamanda kabarık bir kadroya sahip olan Kulüp gençleri arasında sivrilen ve buğun Milli Takımımızda ve büyük kulüp kadrolarında yer alan Naci Erdem (F.B.) Ahmet Karlıklı (G.S) , Ahmet Berman (BŞK) İsmail Kurt (F.B.), Cahit Candan (K.G.), Ali Rıza (D. Spor) gibi kıymetleri meydana çıkarmıştı.

Dünden Bugüne Karagümrük Gençlik Kulübü – 1926 – 1982

Asaf Ayçıl

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu