Köşe Yazıları

Şerefli Bir Mazinin Temsilcisi

Karagümrük Takımı

Karagümrük Takımı

Geçen yıl transfer ayından birkaç gün evvel “Karagümrüğün transfer için 100 bin lira ayırdığı” haberi gazetelerin spor sayfalarının manşetini teşkil ediyordu. Bu ikinci profesyonel kümede oynayan bir takım için çok büyük meblağ idi.

Bu kredi doğrudan doğruya İbrahim Sevin adında hamiyetli bir vatandaş tarafından açılıyordu. Karagümrüklülerin “İbrahim Sevin bizim herşeyimiz” dedikleri zat “100 bin kafi gelmezse daha da veririm” diyordu. bu meblağ ile Karagümrüğün istikbali kurtuluyordu. Evet bir zamanlar körlenen istikbali.

KARA GÜNLER

Karagümrük bundan tam 32 sene evvel muhit sakinleri tarafından kurulmuştu. Muhtelif kümelerde kendi yağı ile haşır neşir oluyordu. Bu müddet tam 12 yıl sürdü. 1942 senesinde Karagümrüklüler bulundukları ikinci kümenin şampiyonu oldukları zaman sevinçlerine diyecek yoktu. Kolay mıydı tam 32 yıl sonra birinci kümeye terfi etmişlerdi. Sonra birinci küme sonuncusu ile terfii maçı filan da yapmayacaklardı. Otomatikman birinci kümede oynayacaklardı. Fakat birinci kümede oynamak onlara nasip olmadı.

O zamanlar İstanbul Polis Müdürü bulunan Ahmet Demir (Vefa’nın sabık umumi kaptanı) Karagümrük Kulübanan kapısına koskocaman bir kilit astırdı.

Yani kulüp Ahmet Demir tarafından kapatılmıştı. Tek bir şahsın arzusu ile 12 senelik mazisi bulunan bir kulübün kapatılması “Tekelonya Cumhuriyetinde” bile yoktu.

Kulüp sebepsiz olarak kapatılmıştı. Bunun sebebini araştırdılar. Semtin ileri gelenlerinden teşkil edilen bir heyet İstanbul Polis Müdürüne giderek, kulüplerinin kapatılmasının sebebini sordular. Aldıkları cevap Vefa Kulübü ile birleşme teklifi oldu. Bunu da kabul ettiler. Kulübün istikbali için yapılmayacak tek şey yoktu. Teklifi görüşmek için her iki kulübün temsilcileri bir toplatı aktetdiler.

İki kulüp birleşince birinin ismi diğerinin rengi alınırdı. Vefalılar bu şekle yanaşmadılar. İki takımın birleşmesi ile yeni teşekkül edecek olan kulübün ismi “Vefa” rengi ise “Yeşil – Beyaz” olacaktı. Yani değişen hiçbir şey yoktu. Karagümrük Kulübü Vefa ile birleşse de birleşmese de kapatılıyordu. Onların mukadderatı idi bu..

Aynı semtte 2 takımın oluşu Vefalıları ilerde rahatsız edebilirdi. Sonra bir de malum olan saha meselesi vardı. Karagümrüklülerin elde ettikleri “Çukur Bostan” ellerinden gidebilirdi. En mühim mesele de bu idi zaten.

Netice olarak 12 senelik şerefli bir maziye sahip olan Karagümrük tek bir şahsın emri ile kapatılmıştı.

Yeniden Kuruluyor…

Bu kapatılma müddeti 4 sene sürdü. Kulüp 1946 senesinde semtin spor sever zatları tarafından yeniden kuruldu. Bu spor severler arasında Fahri Somer de bulunuyordu.

Kulüp yeniden teşekkül etmişti. Fakat acı olan bir şey vardı. Beşinci kümeden lig maçlarına iştirak etmek, onların futbol sevgisini baltalamıyor ve bilakis kamçılıyordu. Hemen hemen her sene bulundukları kümenin şampiyonu oldular. 2. profesyonel küme kurulmadan evvel Türkiye Amatör Kulüpler ikincisi sıfatını da kazandılar.

İkinci profesyonel kümenin kuruluşunun ilk senesinde pek fazla varlık gösteremediler. Fakat ikinci sene transfer ettikleri elemanlarla yepyeni bir kadro kurarak hak etmiş oldukları şampiyonluğa ulaştılar. Şampiyon olurken İbrahim Sevin’in idarecilerin ve futbolcuların hissesi büyüktü. Ve hatta eski kulübü için transfer işleri ile uğraşan Fenerbahçeli Naci ve Beşiktaşlı Büyük Ahmet’in bile hissesi vardı.

Yetişenler

Amsterdam’da, yapılan milli müsabakada futbolcularımız rakiplerini 2-1 mağlup ederlerken Türk Spor Tarihine bir zafer daha kazandırıyorlardı.

Takımımız sahaya çıkmış halkı selamlarken üçüne dikkat etmek lazımdı. Bunlar “İsmail, Naci, Büyük Ahmet” idi. Her üçü de senelerce Karagümrük’te oynamış ve sonra diğer takımlara transfer olmuşlardı. Karagümrük için bu iftihar verici bir hadise idi. Son Ay Yıldızlı milli takımda yetiştirdikleri üç as eleman yer almıştı.

Yayın : Yeni Gazete Tarih : 1958 – Yazar: Rıdvan Yelekçi

Dünden Bugüne Karagümrük Gençlik Kulübü – Asaf Ayçıl’ın kitabından alıntıdır.

Rıdvan Yelekçi Kimdir?

1934 yılında İstanbul’da doğan Rıdvan Yelekçi  İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunudur. 1953 yılında Fenerbahçe Dergisi’nin spor bölümünde muhabirlik yapmıştır. Yeni Gazete, Yeni İstanbul ve Dünya gazetelerinde spor yazarı olarak görev aldı. TSYD’nin kurucularından olup bu dernekte yönetici olarak çalıştı.

Basın kuruluşlarının gazetecilik konusunda çeşitli yarışmalarında ödüller kazandı. Spor yazarlığı konusunda ilklerden biridir.  Usta gazeteci 26 Haziran 2000 tarihinde vefat etti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu